Afgan birlikleri, Taliban’a karşı toplanmaya başladı

0
27
Afgan birlikleri, Taliban'a karşı toplanmaya başladı
Afgan birlikleri, Taliban'a karşı toplanmaya başladı

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Afganistan’daki Pençşir Vadisi’nde SAS tarafından eğitilmiş kuvvetleri de içeren, Taliban’a karşı silahlı bir direnişin oluştuğunu doğruladı. Bugün konuşan Rus Bakan, direniş gücünün devrik Başkan Yardımcısı Amrullah Salih ve öldürülen bir Taliban karşıtı savaşçının oğlu Ahmed Mesud tarafından yönetildiğini de doğruladı. Haberler, bölgeye giden savaşçılar arasında, Afgan ordusunun en iyisi olduğuna inanılan SAS tarafından eğitilmiş Afgan özel kuvvetlerinin üyeleri olduğunu iddia etti. Lavrov, verdiği demeçte, “Taliban Afganistan’ın tamamını kontrol etmiyor. Afganistan Devlet Başkan Yardımcısı Salih ve Ahmed Mesud’un direnişinin yoğunlaştığı Pençşir Vadisi’ndeki duruma ilişkin raporlar var” dedi.

GERİLLA HAREKETİ BİR ARAYA GELİYOR
Kabil’in kuzeydoğusundaki Pençşir Vadisi, Afganistan’ın doğal dağlık savunmalarıyla tanınan son kalan mevzisi konumunda. Sosyal medyada paylaşılan görüntülere göre, öldürülen Kuzey İttifakı lideri Ahmed Şah Mesud’un oğlu Saleh ve Mesud, Taliban’ı püskürtmek için gerilla hareketini bir araya getiriyor Afganistan’ın en ünlü Taliban karşıtı savaşçısının oğlu Ahmed Mesud Perşembe günü, Kabil’in kuzeydoğusundaki PençşirVadisi’nde güçlerini toplarken ‘babasının ayak izlerini takip etmeye hazır’ olduğunu söyledi.

Mesud, ABD’ye yönelik 11 Eylül saldırılarından iki gün önce, 2001’de suikaste kurban giden ünlü Sovyet karşıtı ve Taliban karşıtı direniş lideri Ahmed Şah Mesud’un oğlu. Ayrıca bir grup Afgan özel kuvvet askerinin direnişe katılmak için Pençşir Vadisi’ne yöneldiği bildiriliyor.

KOMANDOLAR YOLA ÇIKTI
Şu anda Taliban tarafından avlanan komandolar ve özel kuvvet askerlerinin, orada oluşan direniş grubuna katılmak için Pençşir bölgesine doğru yola çıktıklarına inanılıyor. Bir kaynak The Sun Online’a verdiği demeçte, binlerce savaşçının -güçlü doğal savunmaya sahip bölgeye ve savaşa katılmak isteyen yerel halk gruplarına yöneldiğini söyledi ve şunları ekledi:

‘TALİBAN’I YOK ETMEDEN ÖLMEYECEĞİM’
“Bu, sıradan bir direniş değil. Toprağın her santimini bilen ve son 20 yıldır teröristlerle mücadelede mükemmel deneyime sahip binlerce eğitimli gücün direnişidir. Taliban’ı yok etmeden ölmeyeceğim. Son kurşuna kadar savaşacağız.” Moskova, Kabil’deki yeni liderlik konusunda ihtiyatlı bir iyimserlik içinde ve istikrarsızlığın komşu eski Sovyet devletlerine sıçramasını önlemek için militanlarla temas kurmaya çalışıyor.

ABD ve diğer ülkeler vatandaşlarını Kabil’den tahliye etmek için acele ederken, Rusya ise herkesi şaşırtarak büyükelçiliğinin çalışmaya devam edeceğini söyledi. Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Maria Zaharova Perşembe günü gazetecilere verdiği demeçte, Taliban’ın ‘aktif olarak düzeni yeniden sağladığını’ ve ‘diyalog niyetini’ gösterdiğini söyledi.

AVRUPA’NIN GÖBEĞİNDEN ŞOK ÇAĞRI
Taliban’ın Afganistan’ın başkenti Kabil’e girip ülkeyi ele geçirmesinin yankıları sürüyor. Ancak bu sefer, ülkedeki yangın Avrupa’ya da sıçramış görünüyor. İngiltere’nin en fanatik vaizi, Taliban’a daha katı bir İslami adalet biçimi uygulama çağrısında bulundu – buna zina yapanları taşlamak, hırsızların ellerini kesmek ve daha başka birçok cezayı da dahil etti.

Bir nesil cihatçılara ve eylemlerine ilham veren 54 yaşındaki Anjem Choudary, müziğin yasaklanması ve gayrimüslimlerin ‘kafir vergisi’ ödemesi gerektiğini söyledi. Choudary’nin sözleri, Taliban Liderliğine Samimi Tavsiyeler başlıklı 3 bin 500 kelimelik bir incelemede yer alıyor.

Doğu Londralı din adamı, daha ılımlı bir imaj yansıtmaya çalışan Afganistan’ın yeni hükümetini, Batı kültürünün tüm izlerini silmeye ve ‘müzik, drama ve felsefe gibi yararsız uğraşları’ yasaklamaya çağırdı.

TOPLULUK ÖNÜNDE KONUŞMASI YASAKLANMIŞTI
Beş yıl önce DEAŞ terör örgütünü desteklemekten hapse atılan Choudary’nin, serbest bırakılmasının ardından topluluk önünde konuşması yasaklanmıştı. Ancak bu yasak geçen ay kaldırıldı.

Şifreli sosyal medya ağı Telegram’dan görüşlerini ifade eden Choudary, İngiliz ve Amerikan güçlerinin meşru hedefler olduğunu öne sürerek, Taliban savaşçılarını silahlarını ‘işgalci güçlere’ ve ‘Allah’ın hükmünü uygulamanın önünde duran’ herkese doğrultmaya çağırdı.

‘GAYRİMÜSLİMLER’DEN VERGİ ALIN, BM’Yİ KOVUN…’
Dünya liderleri Afganistan’ı izole etmemesi için Taliban’a yalvarırken, Choudary ülkenin yurtdışındaki, hatta Müslüman ülkelerdeki büyükelçiliklerinin kapatılmasını ve Birleşmiş Milletler’in Kabil’den çıkarılmasını öğütledi. Choudary, Afganistan’da yaşayan gayrimüslimlerin, genellikle ‘kâfir vergisi’ olarak adlandırılan ve ‘cizye’ olarak bilinen bir vergi ödemesi gerektiğini vurguladı.

Choudary, Taliban’ın ülkede katı şeriat yasalarını uygulaması ve yüksek mahkemeler gibi mevcut hukuki organlardan kurtularak yalnızca şeriat mahkemelerini kullanması gerektiğini söyledi. Choudary, “Hırsızın elini kesmek, zina yapanı taşlamak ve içki içenleri (mahkeme süreci ve delillerden sonra) kamçılamak, ceza kanunu veya hudud Allah’ın hakkıdır. Bunlar sorgulamadan ve tereddüt etmeden uygulanmalı” diye konuştu.

‘TALİBAN GERÇEK İSLAM MI DEĞİL Mİ GÖRECEĞİZ’
Choudary’ye göre, Taliban’ın şeriat yasasını uygulamak için kullandığı katılık düzeyi, onun ‘gerçek İslam’ olup olmadığını belirleyecek. Choudary şöyle devam etti: “Dünyanın dört bir yanındaki Müslümanlar… bu acemi devletin gerçekten İslam hukukunu uygulayıp uygulamadığını veya sadece adında İslam geçen başka bir ülke mi olduğu değerlendirmelidir.” Choudary, Taliban’ı Afganistan’ın adını İslam Devleti olarak değiştirmeye şu sözlerle çağırdı: “Bütün sınırların kaldırılması ve tüm Müslümanlar, en başta Hindistan alt kıtasındaki Müslüman topraklarını birleştirmek, daha büyük bir savaşın öncüsü olmak amacıyla yeni İslam Devleti’nin vatandaşları olmaya davet edilmeli”

KENDİSİ AFGANİSTAN’A GİDEMİYOR
Kendisine Afganistan’a gidip gitmeyeceği sorulduğunda Choudary, BM terör izleme listesinde olduğu ve seyahat etmesi yasak olduğu için bunu yapamayacağını söyledi. Ancak diğer Müslümanların ülkeye seyahat edebileceğini belirterek, “Bir Müslüman olarak İslam’a ve şeriata inanıyoruz, bu yüzden orada yaşamak doğal bir şey. Yahudiler neden İsrail’e yöneliyor?” diye konuştu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here