Hisse senedi seçerken beklentilerin ötesine bakın

0
220
Hisse senedi seçerken beklentilerin ötesine bakın
Hisse senedi seçerken beklentilerin ötesine bakın

– DIŞ HABERLER SERVİSİ

Gelecekte değer yaratacak doğru hisseyi bulmak borsa yatırımlarının en temel sorunudur. Artık klasikleşen indirgenmiş nakit akışı modeli (DCF modeli) fiyat kazanç oranı analizleri üzerinden bir hissenin fiyatına göre analiz edilmesini sağlar. Ancak borsagundem.com’un derlediği bilgilere göre bu model birçok veriyi içeriğinde taşıdığı için yatırımcılara yeterli bir netlik sağlamıyor olabilir.

ABD merkezli Northwesten Üniversitesi Kellogg İşletme Fakültesi’nden Emiretus Profesör ve aynı zamanda Expectations Investing (Beklenti Yatırımı) kitabının yazarı Alfred Rappaport Financial Times’taki yazısında klasik modele alternatif yeni bir hisse senedi analiz yöntemini öneriyor. İşte Rappaport’un yazısı:

Hisse senedi fiyatı piyasanın bir şirketin gelecekteki performansına ilişkin beklentiler hakkında bir bilgi hazinesi içerir. Piyasa beklentilerini düzgün bir şekilde okuyan ve revizyon öngören yatırımcılar ortalamanın üzerinde getiri elde etme ihtimallerini artırır.

Birçok yatırımcı karar alma süreçlerine şirketlerin beklentilerini dahil ettiklerine inanır. Ancak çok az kişi bunu titizlikle ve saydam bir biçimde gerçekleştirebiliyor.

Hisse senetlerinin bir şirketin beklentileri hakkında mevcut tüm bilgileri yansıttığı ideal bir piyasada fiyatla değer eşittir. Laboratuvar ortamında deney yapan ekonomistler değer belirleyebilir ve daha sonra fiyat ve değer arasındaki ilişkiyi test edebilir. Ekonomistlerin çalışmaları her yatırımcının sadece kısmi bilgiye sahip olduğu durumlarda bile fiyat ve değer ilişkisinin çok hızlı bir şekilde bir araya gelebileceğini ortaya koymaktadır.

Ancak çalışmalar yatırımcıların aşırı boğa piyasası veya ayı piyasası değerlendirmeleri üzerinde birleştiğinde fiyat ve değerin anlamlı bir şekilde ayrışabileceğini ve aşırı iyimserliğe veya karamsarlığa yol açabileceğini de göstermektedir. Aşırı getiriler için fırsatlar devam etmektedir.

Sonuç olarak borsa tahmincilerinin büyük çoğunluğu fiyat kazanç oranları gibi verileri kullanıyor. Analistlerin genellikle öngörülen kazançlarla ilgili bir oran uygulayarak ve fiyatla ilişkilendirerek değer tahmini yürüttüğünü görebilirsiniz.

Yatırımcılar ayrıca en umut verici yatırımları ararken şirketlerin fiyat kazanç katlarını emsalleriyle karşılaştırmayı severler. Gerçekten de psikolojik araştırmalar, insanların hisse senetlerinin göreceli cazibesini ayırt etme konusunda iyi olduklarını göstermektedir. Asıl sorunsa fiyatın karşılaştırılan tüm hisse senetleri için değerden farklılaşabilmesidir.

Fırsatları belirlemenin bir başka yolu da bir yatırımcının hisse senedi fiyatını haklı çıkarmak için bir şirketin gelecekteki nakit akışları hakkında neye inanması gerektiğini sorgulamaktır. Ortak yazarım Michael Mauboussin ve ben buna beklenti yatırımı diyoruz.

Üç adımda beklenti yatırımı 

Ekonomist John Maynard Keynes bu yaklaşımın öneminin farkına vararak şu ifadeleri kaleme aldı: “Uzun yıllar boyunca yapılan bir yatırımın gerçek sonuçları nadiren ilk beklentiyi karşılar.” Beklenti yatırımı, düşük nakit akışı modellerinde uzun vadeli nakit akışları tahminine ilişkin endişeleri gideriyor. Dünyayı olasılıklara bağlı olarak görüyor ve katları kullanan geleneksel analizin eksikliklerini aşıyor.

Bu sürecin üç adımı bulunuyor. Birincisi fiyat gösteren beklentileri okumaktır. Bu adım geleneksel indirgenmiş nakit akışı modeline farklı bir açıdan bakar ve önce fiyata bakarak daha sonrasında şirketin değer sürücüleri için piyasanın beklentilerini ayırt eder. Bu adım en fazla şirketlerin nasıl fiyatlandırıldığı konusunda açık fikirli kalan yatırımcılar için etkilidir.

İkinci adım, beklentilerin çok iyimser, çok mu kötümser yoksa doğru mu olduğunu değerlendirmek için stratejik ve finansal analiz uygular. Stratejik analiz, şirketin faaliyet gösterdiği ortamı anlamayı, sektörün cazipliğini değerlendirmeyi ve firmaya özgü rekabet avantajı kaynaklarını belirlemeyi içerir.

Son adım, beklenen değerin hisse senedi fiyatı ile karşılaştırmak ve alım satım kararı almaktır. Güvenlik marjını sağlamak için fiyat ve beklenen değer arasında yeterince büyük bir fark oluşması gereklidir.

Hisse senedi değerlemeleri konusunda önde gelen bir otorite olan Aswath Damodaran, beklenti yatırımlarını “çok güçlü ve bir o kadar da bariz” olarak nitelendiriyor ve “ilk duyduğunuzda aklınıza gelen ilk şey bunu neden daha önce düşünemediğiniz sormak oluyor” dedi. Bu yaklaşım, tuzaklara yakalanmadan indirgenmiş nakit akışı (DCF) modelinin gücünden yararlanıyor ve aynı zamanda karar almak için disiplinli bir yol sağlıyor.

 

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here